İskilipli'nin idam kararında "şapka" değil "devleti ortadan kaldırmaya" teşebbüs suçu vardır - Sakarya Medyası İskilipli'nin idam kararında "şapka" değil "devleti ortadan kaldırmaya" teşebbüs suçu vardır
Sakarya Medyası

İskilipli’nin idam kararında “şapka” değil “devleti ortadan kaldırmaya” teşebbüs suçu vardır

İskilipli’nin idam kararında “şapka” değil “devleti ortadan kaldırmaya” teşebbüs suçu vardır

Bugün “İngiliz Muhipleri Cemiyetine mensup” İskilipli’yi savunanların bu muhabbetinin tek nedeni “O’nun Mustafa Kemal’e olan düşmanlığıdır. Mustafa Kemal’e düşman isen “İngiliz’e muhip, Yunan’a dost” olabilirsin, Tarihten ve akıldan yoksun olan “devlet, millet hatta din düşmanları” bunu böyle bile.”

Büyükşehir’in o paneline çok sert tepki!

Büyükşehir Belediyesinin bu akşam düzenleyeceği ‘İskilipli Atıf Hoca ve Mücadelesi’ paneline Ülkü Ocaklarından sert tepki geldi


Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Sanat Etkinlikleri kapsamında bu akşam saat 19.00’da AKM’de ‘İskilipli Atıf Hoca ve Mücadelesi’ konulu bir panel düzenliyor.

4 Şubat 1926’da idam edilen İskilipli Atıf Hoca için düzenlenen bu panele şehirdeki siyasi gençlik kuruluşları büyük tepki gösterdi.

Sakarya Ülkü Ocakları Başkanı Serdar Gül, Büyükşehir Belediyesi etkinlikleri altında gösterime sunulan ‘İskilipli Atıf Hoca ve Mücadelesi’ konulu panel ile ilgili sert açıklama yaptı.

Sakarya Ülkü Ocakları Başkanı Serdar Gül yaptığı sert açıklamada ” Milli mücadelemizin binlerce kahramanı hatırlanmazken Türkiye cumhuriyetine karsı ihaneti sabit olan kişinin Sakarya Büyükşehir Belediyesi kültür sanat etkinliği adi altında anılacak olması milli mücadele kahramanlarımız ve aziz şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaktadır.

İdamının “Frenk Mukallitliği ve Şapka” adlı risale ile ilgisi olmayan baktığımızda İttihat Terakki döneminden bu yana karanlık emeller taşıyan, İngiliz ve Yunanlılarla işbirliği içerisinde zararlı faaliyetleri olan ve Milli Mücadelenin karşısındaki kişinin Sakarya Büyükşehir kültür sanat etkinliği adı altında anılması büyük bir akıl tutulmasıdır.

İdamına sebebiyet veren en kuvvetli diğer gerekçe, cumhuriyete, yeniliklere ve inkılaplara düşman olmasıdır. Nihayetinde şapka hadiselerinde cereyan eden ve anayasayı tanımaz amacı güden isyanlarla ilgisi olduğu açıkça ortadır.

Yani İskilipli’nin idam kararında “şapka” değil “devleti ortadan kaldırmaya” teşebbüs suçu vardır.

Bugün “İngiliz Muhipleri Cemiyetine mensup” İskilipli’yi savunanların bu muhabbetinin tek nedeni “O’nun Mustafa Kemal’e olan düşmanlığıdır. Mustafa Kemal’e düşman isen “İngiliz’e muhip, Yunan’a dost” olabilirsin, Tarihten ve akıldan yoksun olan “devlet, millet hatta din düşmanları” bunu böyle bile.” Ayrıca konu konuşulacak millet aydınlatılacaksa bunu tarihçiler yapmalıdır” ifadelerine yer verdi.

benzer haberler…

İskilipli Atıf’ın idamının gerçek sebebi

Osmanlı tarihini bilmek günümüz olaylarını idrak etmek açısından çok önemlidir. Özellikle yakın tarihimizi bilmek şarttır. Padişah Vahdettin dönemi, ülkemizin yaşadığı hüsranlar ve bu kötü gidişatın karşısında Atatürk’ün önderliğinde verilen milli mücadeleyi çok iyi bilmek gerekir. O dönemdeki Nene Hatunlar, Seyyid Onbaşılar ve daha niceleri Atatürk’le birlikte omuz omuza vererek bu ülkeyi bize emanet ettiler. Fakat bazıları vardı ki, onlarda dini kullanarak vatanı bölmek ve yok olma eşiğine sürükleyip, Atatürk’ün verdiği bu mücadelede karşı atakta rol aldılar.

Eğer ortada birbirine karşı görüş içeren 2 taraf varsa ve siz bu taraflardan birini seçmek zorundaysanız, illa karşı taraftayım demenize gerek yok ben “a” tarafına karşıyım derseniz, zaten sizin “b” tarafını desteklediğiniz aşikar olur.

Yani Atatürk’ün verdiği milli mücadele ve milli direnişi desteklemeyenlerin aslında hangi misyonu desteklediği ortadadır. Bunlar ister hoca kılıklı olsun, ister padişah, ister paşa…

Mesela, Yunan askerleriyle çarpışan ecdadımıza, “İngilizleri kızdırdınız, üzerimize Yunanlıları musallat ettiniz. Şimdi oturup yenilginin sonuçlarına katlanmak yerine Yunanlılarla harbe tutuşuyorlar” diyerek Kuva-yı Milliye harekâtını reddeden İskilipli Atıf Hoca…

Buna inanmak istemeyenlere kaynak verelim ki tatmin olsunlar: Yunus Nadi, Ankara’nın İlk Günleri, Hisar matbaası, İstanbul 1995, sayfa 117–118.

İskilipli Atıf Hoca’nın hayatından biraz bahsedelim.

1876–1926 yılları arasında yaşamıştır. 19 Ocak 1919 Şeyhülislam Mustafa Sabri ve Said Nursi gibi kişilerle birlikte, Cemiyet-i Müderrisin’i kurmuş, cemiyete 2. başkan seçilmiştir. Sonra cemiyetin adı İslam Teali Cemiyeti olarak değiştirilmiş, Mustafa Sabri’nin Şeyhülislam olması üzerine Atıf Hoca cemiyet başkanı olmuştur.

Aynı zamanda Mustafa Sabri 1920’de kurulan İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin üyesidir. İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin kurucusu ve başkanı İngiliz casusu, rahip Robert Frew’dir.

O günlerde İngiliz Muhipleri Cemiyeti halkımızı “hilafet ve din” adına Kuva-yı Milliye aleyhine ayaklandırırken, İslam Teali Cemiyeti, padişah ve İngiliz işbirlikçileri ile aynı safta olmuştur

Atıf Hoca aynı zamanda Alemdar gazetesinin yazarlarındandır. Mustafa Sabri ve Vahdettin ikilisi Atatürk ve Kuva-yı Milliyecilerin ölüm fermanı fetvasını yayınlayınca, Ankara müftüsü Rıfat Börekçi ve çevresindeki ulemanın karşı fetvasıyla İstanbul’un fetvası hükümsüz kaldı. (11 Nisan 1919).

Bunun üzerine Mustafa Sabri, Mustafa Kemal ve Kuva-yı Milliyeciler aleyhine bir bildiri hazırlar ve bu bildiriyi Teali İslam Cemiyeti’nin yönetim kurulu üyelerine imzalatır. Sonra bu bildiri Yunan uçaklarınca vilayet ve yerleşim birimlerimize dağıtılır. Atıf Hoca ve Tahirü’l Mevlevi’nin bu beyannameyi imzalamadıkları anlaşılıyor.

Bu bildirin içeriğine Atatürk’e yapılan hakaretlere bakalım:

“Selanik dönmesi, yankesici, fitne, hain, işgalci, haydutçu, eşkıya, alçak, melun, cani, zalim, hırsız, canavar” gibi çok çirkin ve ağır ifadeler kullanılmıştır.

Halkımız işgalcilerle savaşırken, Atıf Hoca’nın başkanı olduğu cemiyet bu bildiriye imza atmış, Atıf Hoca da bu cemiyetin başkanlığına devam etmiştir.

Bu arada Atıf Hoca, “İslam kilidinin anahtarını, İngiltere’nin güvenilir eline teslim etmekte, İslam alemi için hiçbir tehlike yoktur” yazısıyla da dikkat çekmektedir. (14 Temmuz 1919, Alemdar).

Alemdar gazetesi o dönem içerisinde milli direnişe balta vuran ve bu uğurda yayın yapan bir gazetedir. Atıf Hoca’nın bu gazetede yaptığı yazılar da bu direnişi engellemek içindir. Atıf Hoca’nın idam edilme sebebinin altındaki gerçek de budur. Atıf Hoca din adına ya da devrime karşı geldiğinden idam edilmemiştir. Onun idamındaki asıl sebep, milli mücadeleye karşı takındığı genel tutumudur. Atıf Hoca, istiklal mahkemesinin kararıyla, vatana ihanetten idam edilmiştir. Behiye inekcioğlu /yenimesaj gazetesi

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ