'ŞAMPİYON OLMAK DEĞİL, ŞAMPİYON KALMAK ÖNEMLİ' - Sakarya Medyası 'ŞAMPİYON OLMAK DEĞİL, ŞAMPİYON KALMAK ÖNEMLİ'
Sakarya Medyası

‘ŞAMPİYON OLMAK DEĞİL, ŞAMPİYON KALMAK ÖNEMLİ’

‘ŞAMPİYON OLMAK DEĞİL, ŞAMPİYON KALMAK ÖNEMLİ’
  • Spor
  • 22 Şubat 2016

Güney Kıbrıs’ta gerçekleştirilen Avrupa Karate Şampiyonası’nda altın madalya kazanan Ömer Faruk Ateş ile gümüş madalya kazanan

Nurcan Çiçek’in Hendek’te misafiri olduk.

Nurcan Çiçek’ten mesaj var

‘RAKİPLERİ SİLİP
SÜPÜRECEĞİM’

Avrupa’da iki gümüş madalyası bulunan Nurcan Çiçek, gözünü altın madalyaya dikti. Kendine güveni tam olan Nurcan, artık altın madalya için mücadele edecek

2004 yılında karateyle tanışan milli sporcumuz Nurcan Çiçek üst üste iki kez Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalyanın sahibi oldu. Güney Kıbrıs’tan yine zaferle dönen Nurcan Çiçek, sakat sakat mücadele ettiği şampiyonada madalyayı boynuna takmayı başardı. Kariyerine büyükler kategorisinde devam edecek olan Nurcan çiçek artık altın madalya kaznama vaktinin geldiğini belirterek “Tek hedefim altın madalya ile kürsüye çıkmak. Bunu da başaracağıma inanıyorum” mesajı verdi. Şimdi söz tataminin sultanı Nurcan Çiçek’te…

2004’te karateyle tanıştım

“İstanbul’dan Sakarya’ya taşınmıştık. 2004 yılında 19 Mayıs gösterilerinde karatecileri gördüm ve karateye gitmek istedim. O günden sonra ailem beni kırmadı ve karateye gönderdi. Karatede ilk madalyamı Konya’da aldım. Son iki Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandım. Güney Kıbrıs’taki sakatlığım beni zorlasa madalya kazanmak benim için çok iyi oldu. Çok mutluyum.”

Hayatımız karateyle geçiyor

Nurcan Çiçek’te diğer sporcular gibi boş vakit bulamamaktan şikayetçi. Hayatının büyük bölümünün antrenmanla geçtiğini söyleyen Nurcan, sözlerine şöyle devam etti: “Karate dışında pek fazla bir şey yapamıyorum. Neden yapamıyorum? Akşam antrenman olunca gündüz bir yere gitsem yorulurum modunda oluyorsun. O yüzden pek fırsat bulamıyoruz. Genel boş vakitlerimde evde yeğenlerimle vakit geçiriyorum.”

Büyüklerde hedef altın

Nurcan Çiçek bundan sonraki kariyerine büyükler kategorisinde devam edecek: “Şuan Büyükler A Milli Takımı kampındayım. Kampımız iyi gidiyor. İnşallah Mayıs ayındaki şampiyonaya milli takımla birlikte gideceğim. Seçileceğime inanıyorum. Kendime güveniyorum. Mayıs ayındaki Avrupa şampiyonasına seçileceğime inanıyorum. Artık hedefimde altın madalya kazanmak var. İnşallah büyüklerde kariyerime altın madalya ekleyeceğim.”

Serap Özçelik’e hayranım

Nurcan Çiçek, başarılı milli sporcu Serap Özçelik’e hayranlık duyuyor: “Serap Özçelik’e hayranlığım var. Çok iyi bir sporcu, farklı bir yeteneği var. Serap abla hiçbir şekilde yorulmuyor. Performansı çok iyi, her şeyi dört dörtlük yapıyor. Mayıs ayında yapılacak olan şampiyonada altın madalya almasına kesin gözüyle bakıyoruz.”

En büyük destek aileden

“En büyük desteği ailem veriyor. Bazen karateye gitmek istemediğim dönemler oldu. Annemlerin zorla antrenmanlara götürdüğü dönmeler oldu. Onların sayesinde buralardayım.
Malezya’da yapılan Dünya Şampiyonası’nda madalyayı ucundan kaçırdım. Üçüncülük maçında hakem kararıyla yenildim. İlk kez katılmıştım dünya şampiyonasına. Çok stres yapmıştım. Aslında madalya kazanabilirdim. Bir de Nurkan hocam yoktu. Nurkan hocam olsaydı kesin kürsüye çıkardım.”

Karate yapması için
çok üzerine düştüm

Nurcan’ın annesi Lütfiye Çiçek, kızının karatede ki başarılarıyla guru duyuyor: “Nurcan’la gurur duyuyorum. Bizleri çok mutlu etti. İlk karateye başladığında ben çok üzerine düştüm. Gitmek istemediği dönemlerde çok üzerine düştüm. Onunla saatlerce konuşurdum beynini yıkardım ondan sonra bakardım kendi kendine idmana giderdi. Şimdi artık kendi bırakmıyor. Heyecanını kaldıramadığım için şampiyonalara gitmiyorum. Ağabeyi olsun, babası olsun hepimiz heyecanla takip ediyoruz. Maçlara gidiyor evde 24 saat gözüm açık bekliyorum. Telefonda açamıyorum. Yenilmesini istemiyorum. Başarıların devam edeceğine inancımız tam. Nurcan çok iyi bir sporcu.”
—-
Mili sporcu olmak kolay değil

Nurcan’ın ağabeyi Mustafa Çiçek kardeşinin nerdeyse hiçbir maçını kaçırmıyor: “Yüzlerce spor dalı var. Bir milli sporcu olmak kolay değil. Biz alıştık, ama gerçekten milli takıma girmek çoğu insanın hayal edemeyeceği bir şey. Karateye başladığından beri bütün şampiyonaları takip ederim. Büyükler kategorisinde de yoluna devam edeceğini düşünüyorum. Ferdi sporlarda biraz da psikoloji önemli. Antrenmanlarda çok iyi olursun ama maç günü yapacağın heyecan performansını etkiler. Hendek’te sporun bir yere gelmesinde Vekilimiz Ali İnci’nin payı çok büyük. Burada iyi öğrencilerin olmasının sebebi tesislerin iyi olması, teşvikin iyi olması. Hendek’te verilen ödüller spora olan teşviki biraz daha arttırıyor. Kardeşimin ve sporcularımızın başarılarının artarak devam edeceğine inanıyorum. Biz her zaman onların yanındayız.”
—–
‘ŞAMPİYON OLMAK
DEĞİL ŞAMPİYON
KALMAK ÖNEMLİ’

İlimizin başarılı antrenörlerinden Nurkan Kayacık, karate sporunun gelişiminde büyük pay sahibi. Milli takıma çok sayıda sporcu kazandıran ve şampiyonlar yetiştiren Nurkan Kayacık, “Şampiyon olmak değil, şampiyon kalmak önemli” diyerek istikrardan yana! Söz şimdi şampiyonların hocası Nurkan Kayacık’ta…

Devamlı olmak gerekiyor

“Ömer ve Nurcan İkisi de başarılı sporcu. Bizi en çok sevindiren ben daha önce Avrupa Şampiyonu Büşra Tosun’u yetiştirmiştim. Yani bayanlarda daha önce vardı ama erkeklerde ilk defa böyle bir başarı yaşadım. Tabi onun mutluluğunu yaşıyorum. Ama bu işte başarılı olmak değil, devamlı olmak önemli. Yani ben bir kere şampiyon oldum demek yetmiyor. Önemli olan orada kalabilmek! Adam seni yendiği zaman ben Avrupa Şampiyonu’nu yendim diyor. O yüzden daha çok çalışmak gerekiyor, hedefini daha yüksek koymak gerekiyor.”

Başarılarımız
tesadüf değil

“Bazen böyle bir şey olur tesadüf dersin, ancak artık tesadüf olmadığı belli yani. Bir çalışmayla olduğu bir sistemle olduğu çok net ortada. Büşra Tosun, Nurcan Çiçek, Ömer Ateş, Doğan Ateş, Beyza Ünlüsoy, Kerem Ali Zeren, Miray Turgut, Rümeysa Akyüzlü, bunların hepsi Avrupa’da derece yapmış sporcularımız.”

Altyapının önemi büyük

“Hendek Spor Kulübü olarak iyi bir yoldayız. Takımımız Türkiye’de ilk defa Avrupa Kulüpler Şampiyonası’nda şampiyon oldu. Hem de kendi sporcularından oldu. Yani dışarıdan transfer yaparak bu şampiyonluk gelmedi. Nurcan Çiçek, Beyza Ünlüsoy ve Tuğçenur Gültazim bunların üçü benim sıfırdan alıp yetiştirdiğim sporcular. Ben dışardan da sporcu alabilirdim fakat oluyorsa böyle şampiyon olsun dedim. Hendek Spor Kulübü Sıbistan’da kulüpler arası Avrupa şampiyonasında şampiyon oldu. Bu çok büyük bir başarırdır.”

Ali İnci’nin
payı büyük

“Karate Federasyonu’nun, ilçe protokolünün Hendek karatesine bakış açısı çok güzel. Hepimiz bir aileyiz. Zaten bunlar olmazsa başarı olmaz. Mesela Sayın Vekilimiz Ali İnci, Büşra Tosun’a bir araba vermeseydi belki bunun arkası böyle olmazdı. Çocuklarımız için bu bir teşviktir. İyi bir yatırım yaptı ve meyvelerini topluyor. Zaten sadece karatede değil diğer branşlarda da önemli başarılarımız var.”

Tesis sıkıntımız yok

“Sakarya genelinde tesis imkânları olarak biz çok iyiyiz. Çünkü ben başka illere de ilçelere de gittiğimde bakıyorum, bizdeki tesis çoğu yerde yok. Biz biraz daha iyisini nasıl yapabiliriz bunu düşünüyoruz. Ben daha çok şampiyon nasıl çıkartabilirim? Biz bunun çalışmasını şimdiden yapmalıyız. Alttan orayı doldurmam lazım ki bir Doğan bıraktığında, bir Nurcan bıraktığında bir Ömer bıraktığında yerine sporcu gelmeli. Bu kadarmış denilmemeli. Devamı gelmeli. Ve altyapımızdan sporcularımız gelmeye devam ediyor.”

Para her şey değil

“Belediye başkanımıza bizlere vermiş olduğu desteklerden dolayı teşekkür ediyoruz. Ömer 15 bin, Nurcan ise 10 bin TL ile ödüllendirilecek. Arkadan gelecek sporcularımız içinde bu teşvik olacak. Aslında baktığımız zaman her şey para değil. Bana göre sporcuların hayatlarının kurtulması paradan daha önemli. Yani milli olduktan sonra üniversiteye sınavsız giriyorsun ve 5 yıl boyunca devlet sana 1.500 TL maaş veriyor ve geriye almıyor bu parayı. KPSS’ye girmeden direk atanıyorsun. Tabi burada ülke sayısı da önemli. Mesela 8-9 ülkenin katıldığı Avrupa şampiyonasında derece yaparsan bunlar geçerli değil.”

Hendek ülke
olsaydı 9’ncu
sıradaydık

“Hendek olarak bu şampiyonada güzel bir şey daha yaşadık. O’nu da Meydan hocamız tespit etti. Hendek bir ülke olsaydı şuanda 9’ncu sıradaydı. 39 ülkeyi geçtik. Bizi Sırplar geçmiş bizim 1 altın 1 gümüş madalyamız vardı.”

Meydan Kobaş’a teşekkür

“Ben antrenörlüğe ilk başladığımda sporcularıma anlatıyordum. Meydan Kobaş’a çok teşekkür ediyorum. Bizleri yetiştirdi çok emek verdi. Çoğumuzu bir ilçeye koydu. Belki her ilçede karate yapan yüzlerce çocuk var. Tabi bu kadar başarıyı hayal edemiyordum ama bu başarılar gelmeye başlayınca hedefim yükseldi, isteğim daha çok arttı. Bir işe başlarsın ama belli noktada bu iş olmuyor deyince biter. Büşra çıktı, Kerem çıktı derken Beyza çıktı ve bizim çıtamızı arttırdı. Tabi biz bunları yaptık ama böyle kalabilmek önemli bunun devamını getirmek önemli. Benim için önemli olan bu. Bende nereye kadar yaparım o tartışılır ama buraya da sağlam birilerini bırakmak gerekiyor. Bizden sonra bu işi devam ettirecek antrenörler olmalı. Nasıl Meydan hoca bize bıraktı şimdi kendisi federasyonda görev yapıyor. Bizimde yerimize birilerini koymamız gerekiyor. Zaten federasyon lobimiz de kuvvetli. Meydan Kobaş, Orhan Bayraktar, Mustafa Solmaz, Hikmet Şaha var. Tabi bunlar hep başarıyla gelen şeyler. Öyle sıradan gel sen ol denilmiyor.”


—————————————————

KARATEDE TARİHİ BAŞARILAR İMZA ATAN
ÖMER FARUK ATEŞ İLE NURCAN ÇİÇEK
EVLERİNİN KAPAILARINI YENİHABER’E AÇTI

Ömer Faruk Ateş’in büyük bir hayali var

‘ÖRNEK ALINAN BİR
SPORCU OLACAĞIM’

Avrupa Şampiyonu Ömer Faruk Ateş, hırslı, azimli, kaybetmeyi sevmeyen yapısıyla dikkat çekiyor. Genç karatecinin en büyük hayali ise örnek sporcu olmak

5 yaşında karate sporuna başlayan Ömer Faruk Ateş, ikinci kez katıldığı Avrupa Şampiyonası’nda altın madalyayı boynuna taktı. Rakiplerine hiçbir maçında sayı dahi vermeyen Ömer Faruk Ateş, Güney Kıbrıs’ta tarih yazdı. Hırslı, azimli, kaybetmeyi sevmeyen ve sürekli hedefi zirve olan yapısıyla dikkat çeken Ömer Faruk Ateş, sporculuk hayatında örnek alınacak biri olmak istediğini söyledi. Şimdi söz Avrupa Şampiyonu sporcumuz Ömer Faruk Ateş’te…

Karateye 5 yaşında başladım

“Karateye 5 yaşında başladım. Severek yaptığım karate sporumda bu sene güzel bir başarıya imza attığım için çok mutluyum. Karatenin yanı sıra okulda futbol ve tenis oynuyorum ancak profesyonel olarak değil. Birde karatede profesyonellik arttıkça biraz daha kendimi kollamam gerekiyor. O yüzden diğer spor branşlarıyla çok fazla ilgilenemiyorum. Zaten boş zamanımız pek olmuyor. Kamplarımız, idmanlarımız derken karateyle yatıp karate ile kalkıyoruz.”

Özel bir motivasyonum yok

Ömer Faruk Ateş, maçalara çıkmadan önce soğukkanlı yapısıyla dikkat çekiyor. Milli sporcu maçlar öncesinde özel bir motivasyona gerek duymadığını söyledi: “Maçlar öncesinde kimi sporcu müzik dinler, kimi sporcu tek başına kalmak ister. Bende ise böyle bir şey yok. Benim iyi bir ısınma ile maçlara çıkmam yeterli oluyor.”

Nurkan hocamın yeri ayrı

Antrenör Nurkan Kayacık’ın bugünlere gelmesinde en büyük pay sahibi olduğunu söyleyen Ömer, hocasına övgü dolu sözler söyledi: “Antrenörümle aram çok iyi. Allah razı olsun beni bu yaşıma kadar yetiştirdi büyüttü. Sporculuk hayatımda, Avrupa Şampiyonu olmamda Nurkan hocamın payı çok fazla. Kendisine emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum.”

Örnek alınmak istiyorum

Şampiyon karateci sporda örnek almaktan değil, örnek olmaktan yana olduğunu söyledi: “Ben daha çok karate sporunda örnek almak değilde, örnek olmak istiyorum. Genelde hep sorarlar; Şu maçı izledinmi? Bu maçı izledinmi?Diye. Şöyle bir şey var o sporcuyu izlediğin zaman onun sistemine kayabiliyorsun. O yüzden ben izleme taraftarı değilim. Tekniklerini beğendiğim sporcular var. Mesela Erman Ertimur, Eray Şamdan, Azeri Rafel’in tekniklerini beğeniyorum.”

Her tekniğe sahibim

Karatede her türlü vuruş tekniğine sahip olduğunu söyleyen Ömer Faruk Ateş sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Ben karateye çok küçük yaşta başladığım için vücudum biraz daha yatkın. Her tekniği vurabilme özelliğim var. Vaktim çok olduğu için hepsini de çalıştım. Hepsini vurabiliyorum. Rakibime ve dövüş stiline göre farklı stratejilerde maçlara çıkıyorum.”

Sevincimden ağladım

Ömer Ateş’in bugünlere gelmesinde dedesi Necati Ateş’in rolü çok büyük! 5 yaşından itibaren motosikletiyle Ömer’i idmanlara taşıyan Necati Ateş şimdi torunuyla gurur duyuyor: “Ömer’le guru duyduk. Keşke herkes Ömer gibi olsa! İki kardeş spor yaparken ağabeyinin kopyası derlerdi. Avrupa Şampiyonluğu çok güzel bir duygu. İlimize yakın olan yerlerde bazı Türkiye Şampiyonaları’na gittik. Gerçekten çok heyecan oluyor. Ömer Avrupu Şampiyonu olduğunda sevincimden ağladım. Benim torunum yendi diye! Nurkan hocamızın sayesinde her şeyi aldık. Ben Nurkan hocayı çok severim. Bizim hocamız herkesi seviyor. Allah razı olsun. Daha nice başarılara ulaşacaklardan inşallah. Biz her zaman çocuklarımızın ve hocamızın yanında olacağız”

Her şeyi başarsın istiyor

Ömer’in babaannesine sevgisi bir başka! Babaanne Hamide Ateş, Ömer’i anlatırken gözlerinin içini parlıyordu: “Ömer’in final maçını izledik. Kalbimiz duracaktı. Şampiyon olduktan sonrada sevinç gözyaşlarımızı tutamadık.Çok ayrı bir duygu, torunumuzla gurur duyuyoruz. Ömer karateye yeni başladığında ilk maçında karşısına kendisinden büyük bir rakip çıkmış ve yenilmiş. Bu maçtan sonra karateye gitmeyeceğim demiş. Herkes onu ikna etmeye çalışırken babaannem gelirse giderim dedi. Daha sonra beraber salona gittik. Nurkan hocamız Ömer’i aldı ve ikisine sonradan bir baktık oynuyorlar. O günden sonra Nurkan hocamızın desteğiyle bugünlere geldi. Çocukluğundan beri ayrı bir hırsı var. Herşeyi başarsın istiyor. Ömer’de kaybetmek yok”

Çok daha önce olmalıydı

Ömer’in karateci ağabeyi doğan ateş, İspanya’da Dünya ikincisi olarak gururumuz olmuştu. Kardeşine karatede büyük destek olan Doğan Ateş, Ömer’in bu şampiyonluğu hak ettiğini söyledi: “Ömer çok iyi bir sporcu ve Avrupa şampiyonluğunu hak etti. Aslından kendisinden bu şampiyonluğu daha erken bekliyorduk ama nasip bugüneymiş. Spora başladığından beri antrenmanlara beraber gideriz. İyi ve disiplinli bir çalışma sistemi var Ömer’in. Beni ilerde geçer diye düşünüyorum. Zaten geçmesini de istiyorum. İnşallah ikimiz daha büyük başarılara imza atacağız. Bizlere güvenenleri mahcup etmemeye çalışıyoruz.”

Emeklerinin karşılığını aldılar

Ömer’in babası İsmail Ateş milli karateciyle gurur duyduğunu söyledi: “Oğlumun milli formayla Avrupa’da şampiyon olması gurur verici. Karateye çok küçük yaştan başladılar. Nurkan hocam çocuklara en baştan beri destek verdi. Çocuklarda cevher var herzaman devam etsinler dedi. Ve iyi çalışarak emeklerinin karşılığını alıyorlar. İnşallah daha nice şampiyonluklar görürüz. Babamdan da Allah razı olsun. Çünkü yaz, kış çocukları antrenmana taşıdı.”

Nurkan Kayacuk’a özgüler

Ömer’in annesi Arzu Ateş, başarılı antrenörNurkan Kayacık’a övgü dolu sözler söyledi: “Hocam çocuklarla yalnız içerde ilgilenmiyor, spor dışında da ilgileniyor.Nurkan hoca kendisini az anlatıyor. Biz onu daha çok onure etmek istiyoruz. Nurkan hoca bu başarıların daha fazlasını hak ediyor. Ancak Rabbim bu kadarını nasip etti. Hendek’te karate olmasının sebebi Nurkan hoca. Sonradan biz geliyoruz. Çocuklarımız kendi aralarında kardeş gibiler. Veliler olarak bizde öyleyiz. En küçüğünden en büyüğüne hepsi bir birine bağlıdır.”
——-

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ