"AYASOFYA'DA KILIÇ HAKKI ATATÜRK'ÜNDÜR" SİYASET

"AYASOFYA'DA KILIÇ HAKKI ATATÜRK'ÜNDÜR"

İstanbul’u fetheden Fatih’in torununun İstanbul’u İngilize kaptırdığını kentin 5 sene İngilizlerin işgalinde kaldığını ifade eden BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Sonra İstanbul'u Atatürk fethetti. Ayasoya'da kılıç hakkı Atatürk’ündür” dedi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, İstanbul Florya'daki çalışma ofisinde gazetecileri ağırladı. Toplantıda Ayasofya'nın açılışı da gündeme geldi...

Cumhuriyet karşıtı aymazlara dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapan BTP Genel Başkanı Baş, "Bu Ayasofya Türkiye'nin egemenlik hakkı dâhilinde bir durum, bunda hiçbir kuşku yok. Ancak bu durumdan bazı Cumhuriyet karşıtı aymazlar çok mutlu. Bu esasında bir hesaplaşmaya döndürülüyor gibi bir olgu var. Yani hutbeye çıkıyorsunuz ve lanet okuyorsunuz" şeklinde konuştu...

Fethin sembolü kilise olamaz

Ayasofya'nın İstanbul'un fethinin sembolü olup olmadığı konusunda da dikkat çekici tespitler yapan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, "Fethin sembolü kilise olamaz" dedi. BTP Genel Başkanı Baş, şöyle konuştu:  "Ne zamandan beri bir fethin sembolü bir kilise olmuş. Peygamber Efendimizin bir sürü fethi var. İslam devletlerinin tarihte bir sürü fethi var. Ne zaman bir kiliseyi biz bir fetih sembolü yaptık? Yani bu kültür nereden geliyor?"

Ayasofya'da kılıç hakkı kimin?

Ayasofya'da kılıç hakkının kime ait olduğu konusunda da BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, ezber bozan bir açıklama yaptı. "Kılıç hakkı İstanbul'u işgalden kurtaran Atatürk'e aittir" diye konuşan BTP Genel Başkanı Baş, "Ben şu kılıç hakkı meselesini de merak ediyorum. Tamam, İstanbul'u Fatih Sultan Mehmet 1453'te fethetti. Bunun kılıç hakkı Fatih'in oldu. Fatih'in torunu da İstanbul'u İngiliz'e kaptırdı. 5 sene boyunca İngilizlerin elinde kaldı. Sonra burayı Atatürk fethetti. Kılıç hakkı Atatürk'ün oldu. Siz şimdi Atatürk Kültür Merkezi'ni yıkıp AVM yaparken kimse bir şey diyemiyorsa, işte Atatürk de ister orayı müze yapar, ister yıkar AVM yapar" dedi.

Bir yılda ne değişti?

Konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir yıl önceki Ayasofya açıklamasını da hatırlatan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, bir yılda ne değişti diye sordu. BTP lideri, "Bir yıl önce Sayın Cumhurbaşkanı, 'Ayasofya'nın açılmasının dünyada bambaşka etkileri olabilir' demişti. Şimdi o etkiler kalktı mı? Biz ekonomik olarak çok daha iyi bir yere mi geldik? Biz dış siyasette çok daha sözü dinlenen bir hale mi geldik? Ya da ülkede başka şeyler mi oldu? Ben bunu merak ediyorum" dedi...

Türkiye'nin Ayasofya ve benzeri konularla perdelenen birçok kronik gündemi olduğunu ve bunlara odaklanılması gerektiğini ifade eden BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, çözümün dünyada 4.5 milyar insanın yaşadığı coğrafyalarda uygulanan Milli Ekonomi Modeli'ni uygulamak olduğunu söyledi. Modelden proje aşırmaya çalışan siyasilere de seslenerek, Milli Ekonomi Modeli'nin ancak bir bütün olarak uygulanabileceğine dikkat çeken Baş, şunları söyledi:

"Mevcut kapitalist sistem içinde Milli Ekonomi Modeli'nin şu projesini hayata geçirelim denirse, bu olmaz. Bu birbirine entegre olabilecek bir şey değildir. Milli Ekonomi Modeli, bambaşka bir sistemdir. Bu sistemin bir parçasını almanın hiçbir anlamı yoktur. Komple sistem uygulanmadığı takdirde patlar. Rusya, Çin, Güney Afrika ve Brezilya Milli Ekonomi Modeli'ni bütünüyle uyguladı. 4.5 milyar insan topluluğunun yaşadığı ülkeler bunu yaptı. Komple sistemi uygulamak için geldi sordular. Milli parayı, vatandaşlık maaşını sordular. Biz Türkiye'de bu öz saygıyı hissedebilmemiz lazım, bu nezaketi sergileyebilmemiz lazım."

Atatürk ve Haydar Baş Türkiye'nin gerçeğidir

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın çalışma ofisinde merhum Prof. Dr. Haydar Baş ile Atatürk'ün resimleri ve doğum tarihlerinin yanında sonsuzluk işareti yer alıyor. BTP Genel Başkanı Baş, kendisine ait bu tasarım üzerine de şu açıklamayı yaptı: "Atatürk vatandır, Atatürk topraktır, Atatürk birleştirici harçtır. Babamın Atatürk'le ilgili çok net ifadesi bu. Atatürk budur.

Haydar Baş hoca da budur. İstesen de istemesen de bunlar bu devletin, bu milletin gerçeğidir. Atatürk bu devleti bizlere emanet etmiştir. 24 Temmuz Lozan Barış Antlaşması'nın yıl dönümüydü. Ben o gün daha önemli hiçbir gündem bilmiyorum.

Benim hayatımızda daha önemli bir gündem olamaz. Çünkü 24 Temmuz bu devletin misakı millisinin tapusunu elimize aldığımızın 97'nci yıl dönümü. Medyada 'Lozan antlaşması Türkiye Cumhuriyetinin tapusudur' söz çok gündem oldu. Bu söz rahmetli babama ait bir sözdür. Gerçek Atatürk'ü biz Haydar Baş hocayla tanıdık.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Sener5427 Temmuz 2020, Pazartesi - 13.52

Ya içinizde biraz doğruluk kırıntı sı kalmadı mı be hiç olmassa biraz düşün artık