İŞ BULMAK ÇOK DAHA ZORLAŞACAK! EKONOMİ

İŞ BULMAK ÇOK DAHA ZORLAŞACAK!

İŞ BULMAK ÇOK DAHA ZORLAŞACAK!

"İnşaat sektörü, işgücünün 3'te birini yani 700 bin kişiyi kaybetti. Burada işlerini kaybedenlerin bir bölümü işsizlik rakamlarında gözükmüyor. Sektörde sıkıntı Şubat 2018'de başladı. Türkiye'ye durgunluğa sokan başlıca sektör de inşaat oldu"

Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, İstanbul'da katıldığı bir toplantıda yaptığı sunumda, Türkiye'de yaşanan işsizlik patlamasının arkasında inşaat sektöründe yaşanan olumsuz gelişmelerin olduğunu söyledi. Gürsel, "İnşaat sektörü, işgücünün 3'te birini yani 700 bin kişiyi kaybetti. Burada işlerini kaybedenlerin bir bölümü işsizlik rakamlarında gözükmüyor. Sektörde sıkıntı Şubat 2018'de başladı. Türkiye'ye durgunluğa sokan başlıca sektör de inşaat oldu" dedi.

Yepyeni bir krizle karşı karşıyayız

İşsizlik süresinin daha önce hiç yaşamadığımız kadar uzun sürdüğüne işaret eden Gürsel, şunları söyledi: "Kadın işgücü artışı, erkek işgücü artışını geçti. İşsiz kalanlar kolay kolay iş bulamayacak. Tazminat alanların tazminatları, iş bulamadıkları için suyunu çekecek. Aile dayanışması da bir noktaya kadar... Türkiye'de ekonomi yönetimi bunun üzerinde hiç durmuyor. Türkiye'de İşsizlik Fonu'ndan işsizlik tazminatı alma süresi ortalama 8 ay... Çok az işsiz 10 ay süreyle işsizlik maaşı alabiliyor. Oysa Avrupa'da işsizlik maaşı sınırsız süreyle veriliyor. Türkiye'de en azından yeni şartlar dikkate alınarak süre uzatılmalı. Çalıştığım bütün büyüme senaryolarına göre, Türkiye'de işsizlik 4.5 milyon civarında seyredecek. Bunun elbette toplumsal sonuçları olacak. Yeni bir krizle karşı karşıyayız."

Üniversite mezunlarına vasıfsız işler

Teknoloji ve istihdam konusunun iktisat tarihinin en büyük sorunlarından biri olduğunu söyleyen Gürsel, "Teknolojik gelişmeler kısa vadede sorun olsa da, orta vadede sorun olmuyor. Türkiye'de en yüksek işsizlik oranı meslek lisesi mezunlarında. Cumhurbaşkanı İstihdam Ofisi'nin bir çalışmasına göre, üniversite mezunlarının yüzde 25'i okuma-yazma becerisi gerektirmeyen işlerde çalışıyor" şeklinde konuştu.

Özel bankalar kredi musluğunu kıstı

Ekonomist Uğur Gürses de yaptığı değerlendirmede, özel bankaların kredi verme iştahının olmadığına işaret ederek, şunları söyledi: "Sorunlu kredi yumağı büyüyor ama bu yokmuş gibi davranılıyor. Fiyatlar ve faizler baskılandı. Bu nedenle biz ekonomistlerin analiz yapma yeteneği kısıtlandı. Ticari oto satışına bakıyorum. Bundan böyle sürdürülebilir büyüme olmayacak. Burada ekonomiyi siyaset belirleyecek. Merkez Bankası'ndan geçen sene bütçeye 80 milyar lira aktarıldı, buna rağmen 123 milyar lira bütçe açığı verildi. Bunlar hesaba katılınca 200 milyar lirayı aşan bir bütçe açığı var. Dahası bütçenin yüzde 30'u personele gitmiş."

Merkez Bankası'nın gücü azalıyor

Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiral, Merkez Bankası'nın her fırsatta faiz indirimine gitmesinin kredibilitesini olumsuz etkilediğini savunarak, şöyle konuştu: "Kredibilite, verilen söze inanmak demek. Tanımadığım insana borç verirken, teminat isterim. Kontrolü ele almış bir Merkez Bankası yok. Giderek Merkez Bankası'nın gücü azalıyor. ABD'de faiz düşüren Fed (Amerikan Merkez Bankası), bir de faizi düşür diyen Başkan Trump var. Çok da fark yok bu noktada ABD ile Türkiye arasında."

Yeni Mesaj Sakarya

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Erenler13 Şubat 2020, Perşembe - 12.18

İnşaat sektöründeki durgunluk adeta yasalarla destekleniyor. Temmuz 2019'da çıkarılan 7181 sayılı yasa inşaat sektörünün uzun bir süre durgunluk yaşamasına sebep olacak. Çünkü söz konusu yasa ile imara açılan arazilerde Değerlendirme Ortaklık Payı (DOP) @' dan 45 çıkarıldı. Belediyelerde bundan faydalanmak için yaptıkları imar planlarını revize etme peşinde olduklarından inşaat sektörü uzun bir süre duraklama dönemine girecektir. Yani çıkan yasa ile vatandaşın arazisinin yüzde 5 ine daha el koyuldu hayırlı olsun.