LOZAN YALANI BAHANE ALDIN SOYGUNU ŞAHANE GÜNCEL

LOZAN YALANI BAHANE ALDIN SOYGUNU ŞAHANE

LOZAN YALANI BAHANE ALDIN SOYGUNU ŞAHANE

Kaz Dağları'nın yolan Kanadalı maden şirketi buradan çıkaracağı altın ve gümüşten 2025 yılına kadar 826.7 milyon dolar gelir elde edecek.

Hükümet yetkililerine göre Türkiye bundan 5 yıl boyunca toplam 33 milyon dolar gelir elde edecek. Kanadalı şirketin kasasına girecek para ise 793,4 milyon dolar. Peki doğa harikası bir bölgeyi bu kadar az paraya satmaya değer mi?

ABD, Kanada, Meksika ve Türkiye'de projeleri bulunan Kanadalı maden şirketi Alamos Gold'un Çanakkale'nin merkeze bağlı Kirazlı Köyü yakınlarındaki altın ve gümüş madeni projesinde çalışmalar durmaksızın devam ediyor.

Ağaç kesimleri ve kazılar aralıksız sürüyor. Maden sahasının yakınındaysa projeye karşı direniş için 26 Temmuz'da başlatılan nöbet eylemi de büyüyerek devam ediyor. Su ve Vicdan Nöbeti'nde çadırların ve ziyaretçilerin sayısı her geçen gün artarken, konu ülke kamuoyunun da dikkatini çekiyor. 'Su ve Vicdan Nöbeti' kapsamında eylemciler 24 saat kampta kalıyor.

Çadırların sayısı her geçen gün artıyor. Şirket maden sahasını çalışmalarını sürdürmekte, eylemcilerse projeye karşı mücadelede ısrarlı görünüyor. Peki projenin içeriği tam olarak ne? Eylemciler neye karşı çıkıyor? Şirket ve resmi yetkililer projeyi nasıl savunuyor? Yöredeki halk ne düşünüyor?

Çıkarılacak altının parasal değeri

Alamos Gold'un Kirazlı dışında Türkiye'de iki projesi daha bulunuyor: Ağı Dağı ve Çamyurt. Üç proje de Çanakkale il sınırları içerisinde yer alıyor.

Şirket, Türkiye'deki faaliyetlerini iştiraki olan, yüzde 100 sahibi olduğu Doğu Biga Madencilik üzerinden yürütüyor. Yerli şirket ve ortak kanun gereği alınıyor. Alamos Gold, çıkardığı altının yüzde 4'ünü devlete vermek zorunda. Kirazlı, şirketin Çanakkale merkez ile Çan ilçesi arasında kalan bölgede yer alan projesi.

Burası kent merkezine yaklaşık 26 kilometre uzaklıkta. Proje kapsamında şirket 2020 yılında üretime geçmeyi ve beş yıllık süreç boyunca yaklaşık 16 ton ve 105 ton gümüş üretmeyi planlıyor. Söz konusu altının bugünkü parasal karşılığı 4 milyar 160 milyon TL ya da 756 milyon dolar...

Gümüşün karşılığı ise 389 milyon TL, yani 70.7 milyon dolar. Toplam gelir 826.7 milyon dolar. Bunun yüzde 4'ü devlete kalacak, o da 33 milyon dolar ediyor. Yandaş bir şirkete verilen bir günlük avanta kadar!

Alamos Gold'un internet sayfasının Kirazlı bölümünde, projenin 'düşük sermaye ve üretim giderlerine sahip olduğu ancak getirisinin son derece yüksek olduğu' belirtiliyor.

Kârlı bir proje

Alamos Gold'un CEO'su John McCluskey, 22 Mayıs'ta İngiltere'nin başkenti Londra'da düzenlenen Kanada Madencilik Sempozyumu'nda yaptığı sunumda, "Projenin iç verimlilik oranı yüzde 44. İşe başladığımızda 1 doların 3 Türk lirası, şu anda ise 6 lira olduğunu düşünürsek bu kârlı bir proje. Bu gerçekten istisnai bir proje" demişti.

Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Projesi'nin ÇED olumlu kararına karşı açılan dava sürerken, Çanakkale Valiliği tarafından şirkete gayrı sıhhi müessese izni verilince şirket proje alanında çalışmalarına başladı.

BBC Türkçe'ye konuşan Çanakkale Belediye Başkan Yardımcısı Rebiye Ünüvar, "Bu havza, Çanakkale'nin tek içme suyu olan Atikhisar Barajı'nı besliyor. Burası bizim hem içme suyu kaynağımız hem de tarımsal sulama kaynağımız. Buradaki madencilik açık, vahşi madencilik olduğu için altın ya da gümüş siyanürle ayrıştırılacak. Buradaki kirlenmenin de hem yüzey sularıyla hem de yer altı sularıyla direkt barajımıza akması söz konusu" şeklinde konuştu.

Köylüler iş derdinde

Köy muhtarı Ali Alaca, maden projesi ilk gündeme geldiğinde kendisinin projeye karşı çıktığını ancak gelinen noktada artık ekmek mücadelesi verdiklerini dile getirerek, "Şu saatten sonra uğraşsan da yapılabilecek bir şey olmadığını düşünüyorum. Saha boşaltılmış, ağacı kesilmiş, hafriyat alanları oluşturulmuş, galeriler tamamen faaliyete geçmiş ama çevreciler de bir taraftan faaliyete geçmiş. Bu madenin önüne geçip durdurabileceklerine de inanmıyorum. Şu saatten sonra onların yanında olmamak hayırlı diye düşünüyorum. Mücadelemiz ekmek davasına düştü. Oğlun vardır, çoluğun çocuğun vardır, köyden çalışabilecek 20 tane insan vardır, onları koyarsın bundan sonra. Yürüyerek hiçbir şey olmaz. Bergama'da da yürüdüler, Ankara'ya yürüdüler, soyunarak yürüdüler ama sonuçta sıfıra sıfır elde var sıfır. Sonuçta ne oldu maden açıldı, çalıştırıldı. Tabii ki de içim sızlıyor ama şu saatten sonra yapacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. Alaca, köylerinde 20'ye yakın kişinin maden projesinde işe girdiğini, bunun da köye geri göçe neden olduğunu ifade etti. Köylülerin aldığı maaş ayda 2500-3 bin TL. Maden projesine karşı çıkılmasını savunan köyün eski muhtarlarından Reyhan Kaymak ise projenin köylüler arasında husumete neden olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "İlk taşlayanlar işe ilk başlayanlar oldu. Adam, ineğini, koyununu satıyor, gidiyor madende çalışmak istiyor. İnsanlara çok hoş bir iş gibi geliyor. Sabahleyin servis gelip alıyor onları, tekrar akşam evine bırakıyor, yarını hiç düşünen yok. Şimdi köylüler arasında husumetler oluştu. Komşuluk ilişkileri gittikçe daralmaya başladı. Biz eskiden Orman Müdürlüğü için çalıştık. O sahada topraktaki buzu çapayla kırdık, bir bir onları iğne kadar çam fidanlarını diktik. O talan edilen ağaçları biz diktik. Yaban hayatı  tamamen karıştı. Geyikler köyümüzün yakınlarına, 300 metre, 500 metreye kadar indiler.  

Yaban hayvanları köye inmeye ve köylünün hayvanlarına zarar vermeye başladılar.  

Gündüz saat 2'de köylünün koyunlarını yiyorlar güpegündüz. En çok zarar görecek olan bizim köydür. İş insanlara çok ideal bir iş gibi geliyor şu anda ama bunun yarının düşünen yok. Bence çaresizlikten değil. Bu zamana kadar maden mi vardı da geçiniliyordu? Annem 74 yaşında, ne aç ne susuz kaldık. İnsan, ben bir şey yapmak istiyorum dediği zaman karnını doyurur bir şekilde."

Maden şirketleri bölgeyi parsellemiş

Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı Pınar Bilir, yörede 40'a yakın maden projesinin olduğunu, Kirazlı'daki mücadelenin diğer projelerin de önüne geçmek adına çok önemli olduğunu belirtiyor.

Projenin ÇED olumlu kararının iptaline karşı Çanakkale Belediyesi ile Kaz Dağı ve Madra Dağı Belediyeler Birliği tarafından açılan dava devam ediyor. Geçen hafta ayrıca 195 bin ağaç kesimine dair ilgili kişi tüzel kişi ve kamu görevlilerinin cezalandırılması istemiyle suç duyurusunda bulunulmuştu.

Şirket ne diyor?

Şirket adına BBC'nin soruları cevaplayan Proje Müdürü Çağın Şen, öncelikle tüm çalışmalarının yasal izinlerle yürütüldüğünü belirterek, şunları kaydetti: "Kirazlı Altın Gümüş Madeni Projesi tüm uluslararası standartları barındıran ve tüm yasal uygulamaları tamamlamış bir projedir. Ayrıca, benzer çalışma yapısında olan Meksika maden işletmemizin aldığı Uluslararası Çevre Koruma Ödülü'nü de proje kadar çevreye de gösterdiğimiz hassasiyetin bir örneği olarak paylaşabiliriz."

Şirket, projenin Atikhisar Barajı için herhangi bir risk teşkil etmediğini savunuyor. Çevredeki ekosistemin de geri dönülmez bir şekilde bozulacağı eleştirilerini kabul etmeyen şirket, projenin sonunda tüm alanın rehabilite edileceğini öne sürüyor.

Şirket ayrıca 8 Ağustos Perşembe günü düzenlenecek basın toplantısıyla, projeye yönelik iddialara ilişkin detaylı açıklama yapacağını belirtti.

Yenimesaj Sakarya

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz