TARIM KESİMİ NEDEN BATIYOR? ÜRETTİKÇE BORCU ARTIYOR! EKONOMİ

TARIM KESİMİ NEDEN BATIYOR? ÜRETTİKÇE BORCU ARTIYOR!

TARIM KESİMİ NEDEN BATIYOR? ÜRETTİKÇE BORCU ARTIYOR!

Üretim maliyetlerinin yüksekliği nedeni ile kâr edemeyen çiftçilerimiz üretmekten vazgeçiyor.


Tarım arazilerimizi kaybediyoruz. Son on beş yılda Belçika kadar tarım arazimiz bu nedenle boş kaldığı gibi, var olan tarım alanlarının amaç dışı kullanımına yönelik girişimler ise hız kesmeden devam ediyor. Tarım arazilerinin, meraların, zeytinliklerin amaç dışı kullanımına yönelik istisnalara yer veren yasa teklifleri Meclis gündeminden eksik olmuyor.


* Destekler yeterli değil. Çiftçinin tarım desteklerinden yararlanabilmesi için Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı olması gerekiyor. Ancak, Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre ÇKS`ye kayıtlı çiftçi sayısı 2003 yılında 2,8 milyon iken, 2010 yılında 2,3 milyona ve 2017 yılında 2,1 milyona geriledi. Bu süre zarfında yaklaşık 700 bin çiftçi son derece yetersiz olan tarım desteğini bile almaktan vazgeçti.


* Çiftçiler kanuni haklarını alamıyor. 2006 yılında çıkan Tarım Kanunu ile tarımsal desteklemeler için bütçeden ayrılacak kaynağın milli gelirin yüzde 1'inden az olamayacağı hükmü getirilmiş olmasına rağmen, bu destek bugüne kadar bu miktarın yarısı düzeyinde gerçekleşti.


* Destek alamayan çiftçiler, banka kredilerine mecbur kaldılar, borç batağına saplandılar. 2018 yılında tarıma sundukları kredinin yüzde 71`ini kamu bankaları, yüzde 19`unu yabancı bankalar, yüzde 10`unu yerli özel bankalar sağlamasına karşın, icra takibine düşen kredi miktarı kamu bankalarında yüzde 37, yabancı bankalarda yüzde 33 ve yerli özel bankalarda yüzde 30 oldu. Yerli özel ve yabancı bankalardan kredi kullanan çiftçiler daha büyük bir mağduriyet yaşadı.


* Döviz kurları enflasyonun çok üstünde arttı, en büyük darbeyi çiftçiler yedi. Tarımsal üretimde kullanılan girdilerden mazotta neredeyse tamamen, tarım ilacı ve gübrede çok büyük oranda, özellikle sera tohumlarında önemli düzeyde yurtdışına bağımlı olunması nedeniyle döviz fiyatındaki en ufak bir artış çiftçinin üretim maliyetini önemli ölçüde artırmaktadır.


* Gübre fiyatlarındaki artış gübre kullanımını azalttı. 2017 yılında yaklaşık 5,4 milyon ton olan gübre ithalatı 2018 yılında 4,3 milyon tona geriledi.


* Çiftçinin alım gücündeki düşüş, tarımda makine kullanımını azalttı. Yıllar itibarıyla sürekli artış gösteren traktör üretimi döviz kurundaki artışa ve çiftçinin alım gücündeki gerilemeye paralel olarak, 2017 yılında 72 bin iken, 2018 yılında 48 bine düştü.


* Çiftçinin ürün fiyatları enflasyon karşısında eridi. Ortalama satış fiyatı bir önceki yıla göre buğdayda yüzde 5,5, mısırda yüzde 13,5, kuru fasulyede yüzde 13,1, ayçiçeğinde yüzde 10,9, şeker pancarında yüzde 5,3, tütünde yüzde 14,6, pamukta yüzde 13,3 artarken yüzde 20,3'lük enflasyonun oldukça gerisinde kaldı. Nohutta yüzde 10,9, kırmızı mercimekte yüzde 6,2 ve yeşil mercimekte ise yüzde 11,7 geriledi.


* Ürettikçe kazanamayan, hatta borçlanan çiftçiler tarlasını terk ettiği için tarımın ekonomiye katkısı giderek azaldı. 2010 yılında tarımın istihdamdaki payı yüzde 23,7 iken, 2018 yılında yüzde 18,4'e düştü. Tarımın milli gelire katkısı 2002 yılında yüzde 10,3'ten, 2010 yılında yüzde 9,0'a, 2015 yılında yüzde 6,9`a ve 2017 yılında yüzde 6,1'e kadar geriledi.


Çiftçilerin üretim maliyetleri hızla artmaya devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) çiftçilerin üretim maliyetlerini ifade eden Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi'nin Nisan ayı sonuçlarını açıkladı. 


Buna göre maliyet, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,75 artış gösterdi. Bunun anlamı, çiftçilerin gelirleri daha da erirken, tarım ürünlerinin soframıza daha pahalı gelmesidir.


Çiftçiler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar da, "Türk çiftçisinin, 82 milyonluk ülke nüfusunu, 5 milyonu aşkın sığınmacı, mülteci ve yabancıyı, 45-50 milyon turisti doyurmak için gece gündüz çalışmaktadır. Tarım demek gıda güvencesi demektir. Gıda güvencemizi sağlamak için çiftçilerimizi desteklemek zorundayız" dedi ve "çiftçimiz kazanırsa ülke kazanır" vurgusunu yaptı.


İktidarıyla  muhalefetiyle milletimizin sandıkta tercih ettiği mevcut siyasilerin ekonomi politikalarıyla çiftçilerimizin kazanması asla mümkün olmayacak ve bu kafayla ülke her gün çok şeyler kaybetmeye devam edecektir. Milyonlarca çiftçimizin yukarıda madde madde sayılan problemlerinin her birini fazlasıyla çözebilecek projelere sahip tek bir lider var, Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş, onu da siz görmüyorsunuz, görmezden geliyorsunuz.


Hak aşığı Yunus Emre, bir kova çeşmenin altına değil de yanına konulduğunda dolması asla mümkün değil diyor. Siz suyu kesik olan çeşmelerin altına kovanızı koyuyorsunuz, çözüm bekliyorsunuz. 
Halbuki yanıbaşınızda, içinizde olan Prof. Dr. Baş'ın suyu gürül gürül akıyor, çözümün anahtarı onun elinde, ne zaman kovanızı bu bereketli çeşmenin altına koyarsınız, o zaman çiftçi de kazanır, ülke de…
Murat çabas

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz